economy$ USD 3,7870
economy€ EURO 4,0450
economy£ GBP 4,6840
economyGR ALTIN 149,9200
Son Dakika

Siyasetin Hanımağasından Kürt Sorununa Çözüm Formülü

Siyasetin Hanımağasından Kürt Sorununa Çözüm Formülü
A- A+ A

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Milletvekili aday adayı olan ‘Hanımağa’ lakaplı Suna Kepolu Ataman, “Cesurca adımlar atıp çözüm sürecini iyi anlatarak güzel bir şekilde sonuçlandıracağına inandığım için AK Parti’den milletvekili aday adayı oldum” dedi.

Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 25 köyde 10 bin dönümün üzerinde arazisi bulunan ‘Hanımağa’ lakaplı Suna Kepolu Ataman, Adalet ve Anavatan partilerinde milletvekilliği yapmış babası Mahmut Kepolu’dan bayrağı devralarak siyasete girdi. Bir dönem DYP Silvan İlçe Başkanlığı görevinde bulunan Suna Kepolu Ataman, 2008 yılında Trabzonlu iş adamı Atilla Ataman ile evlendi. 6 yaşında bir çocuğu bulunan Suna Kepolu Ataman, 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlerde çözüm sürecine katkıda bulunmak için AK Parti Diyarbakır Milletvekili aday adayı oldu.

"BÖLGEYİ ÇOK İYİ BİLİYORUM"

Siyasetten gelen bir babanın kızı olduğunu hatırlatan 43 yaşındaki Suna Kepolu Ataman, ”Ben bölgemi, ilimi çok iyi tanıyan bir insanım. Bir de çözüm sürecine katkıda bulunacağıma inanıyorum. Cesurca adım atıp da bu olayı güzel bir şekilde anlatıp ve güzel bir şekilde sonuçlandıracağımıza inandığım için AK Parti’den milletvekili aday adayı oldum” dedi.

"TRABZON’DA KÜRT, DİYARBAKIR’DA TÜRK OLARAK YAŞIYORUM"

Eşinin Trabzonlu bir Türk olduğunu belirten Suna Kepolu Ataman, “Eşim Türk’tür, ben Kürt’üm. Bir oğlum var, kendisi Türk ama anadili Kürtçe. Ben Trabzon’da bir Kürt olarak yaşıyorum Diyarbakır’da da Türk olarak. Önemli olan bunu başarmak, bunu pekiştirmek bunu dışarda sokakta da kendi evimin içinde yaşadığım gibi bunu Diyarbakır’da ve Trabzon sokaklarında yaşamalıyım. Diyarbakır’da bir Türk Trabzon’da bir Kürt olarak yaşamak” diye konuştu.

HDP’li yöneticilerin Trabzon’da uğradığı saldırılara da değinen Suna Kepolu Ataman, “Trabzon, Mclis’te Diyarbakır’dan daha büyük değildir. HDP’nin Meclis’te çok sayıda milletvekili var. Trabzon’da HDP’ye karşı bir tepkinin olmasını ben birkaç kişinin gerginlik çıkarmasına bağlıyorum, oyun gibi görüyorum. Ben Trabzon halkının böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyorum” dedi.

"BÜTÜN ANNELERİN KALBİNDE ÇİÇEK AÇTI"

Abdullah Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma çağrısını da değerlendiren Suna Kepolu Ataman, şunları söyledi:

“Bu bence çok güzel bir müjdeydi. Hepimiz için çok büyük bir müjdeydi. Artık dağların yeşermesi, çiçeklerin açması lazım. Artık annelerimizin ağlamaması lazım. PKK silah bırakması lazım. Bu işler karşılıklı olacak işlerdir. Barış sürecinin güzel bir şekilde sonuçlanacağına inanıyorum. Önemli olan Türkiye’nin bölgenin ve ilimizin huzurudur. Biz beraber bu ülkeyi kurtardık, beraber yaşadık, beraber güldük beraber ağladık. Her ne kadar Kürt annelerinin canı acımışsa da o kadar Türk annelerinin de canı acımıştır. Bu onlar için bana göre bahar müjdesi gibidir. Bana göre bütün annelerin kalbinde çiçek açmıştır. Umutlar yeniden yeşermiştir.”

BULAŞIK YIKAYIP ERKEK MECLİSİNDE KARAR ALIYOR

Kendisine takılan ‘Hanımağa’ lakabını çok benimsemediğini kaydeden Suna Kepolu Ataman, sözlerine şöyle devam etti:

“Ağalık, insanları bulundukları zor durumdan çıkarmak, arabulucu olmak ve insanların derdine derman olmaktır. Bir ağa düşünün ki aşiretine her şekilde sahip çıkıyor, ağalık budur. Hanımağa olmanın zorlukları bir bayan olarak çok yok. Bir erkek olsaydım daha çok eziyet çekerdim. Bölgede bayanlarımıza çok değer veriliyor. Birçok kan davasında kadınlarımız araya girip barışı sağlamıştır. Hanımağa olmak, erkeğin ağa olmasından çok daha avantajlıdır. Olayları daha çabuk çözdüğüme inanıyorum. Gülenle güler, ağlayanla ağlarım. Bir sıkıntı olduğu zaman yanlarında dururum. Köy kavgaları olduğu zaman duyduğumuz anda müdahale ediyoruz. Yeri geldiği zaman mutfağa girip yemek yaparım. Bulaşığımı yıkarım, yeri geldiği zaman koltuğumda oturup erkek meclisinde sorunları konuşup çözüm ararız. Bütün çocukları kendi çocuğum gibi görürdüm. Okula gitmeyenlere neden okula gitmediklerini sorar aileleri ile konuşup okula gitmelerini sağlardım. Olayları kan davasına dönüşmeden önüne geçtik. Kız kaçırmalar olurdu, aileler karşı çıkardı birbirini seven iki kişi kaçardı. Bunları da konuşarak tatlıya bağladığımız çok olay oldu, ailelerin rızasını aldık.”

http://aygazete.com/siyaset-haberleri/siyasetin-hanimagasindan-kurt-sorununa-cozum-formulu-81246